İlim Bilmek, Kendini Bİlmek
İnsan bazen düşünce boyutuna girdiğinde ister istemez kendi yol haritasının dışında alanlara ulaşıyor. Sanki birilerinin rüzgarı veya bir başka deyişle birilerinin çekim alanına giriveriyor. Böyle anlardan birinde parça birleştirme oyunu oynar gibi kendine baktığında enteresan sonuçlar elde edebilirsiniz. Ahkam kesme üzerine binlerce söz dizesi sunanların, sundukları bu meyvelerden ne derecede haberdar olduklarını bilmemeleri gibi. Şimdi en iyi şekilde kendinizde bunun örneklerini görebilirsiniz. islam adına iman adına kulluk ve ibadet adına ahlak ve fazilet adına binlerce söz söyleyebilme kabiliyeti mevcut iken bunların birer fiiliyat haline gilmesi, yada birilerinin yön bulmasında etki derecesine iyice bir bakmak gerekiyor. Tatlı yemeyenin tatlının güzelliğinden bahsetmesi ne kadar komik bir durum ise aynı şekilde kaide ve kurallar diyarını uzaktan seyretmekle yaşamak arasında dağlar kadar farkın olduğu kesindir.
Sebze meyve tohumu sunan bir esnafın tohumların durumundan haberdar olması gerekir ki tohum talebinde bulunanların durumuna uygun şekilde cevap verebilsin. Sattığı tohumların ustunde belirtilen bilgilerene göre yol gösterenlerin hali kulaktan duyma bilgilere benzerki yolmu gösterir yoldan mı çıkarır varın siz düşünün.
Tavsiye debileceğim tek şey belkide ilim bilmekten ve ilmin ardına kendini bilmekten gerçek kasıt nedir, bunun üzerinde biraz yoğunlaşmak, kendi iç dünyasını kendi üzerindeki binlerce tohumu ne işe yarağıdını anlayabilmek olacaktır.

Kategori: 
24/11/2009